Tıp ve hukukun mesleklerinin yaygın olması

Sokratese göre, bir ülkede, Tıp ve Hukuk mesleklerinin yaygın olması, o ülkede düzenin bozuk olduğunu gösterir. Çünkü insanlar haklarını bilmedikleri için hukukçulara ihtiyaç duyar. Ve yine çünkü insanlar kendi sağlığı hakkında bir şeyler bilmediği için hasta olur ve doktorlara ihtiyaç duyar. (Devlet 405a/b Platon)

Mutluluk

Mutluluk, beyinde doğuştan yüklü gelen bir programdır. Yemek yemek,alışveriş yapmak gibi ihtiyaç karşılamaya yönelik şeylerde, beynimiz kendini mutlu eder, çünkü hayatta kalmaya yönelik bir şey yapıyoruzdur. Hayır, aslında tam olarak bu değil. Mutluluğa, “Hayatta kalmaya yönelik,kendini ödüllendirme mekanizması” diyemeyiz. Doğrusu, mutluluk “İnsan ırkının hayatta kalmasına yönelik, kendini ödüllendirme mekanizmasıdır.” Onun için ikincil ve üçüncül ihtiyaçlar olan, üremek, yardımlaşmak, bir şeyler öğrenmek, kendini geliştirmek ,intikam alıp-düşman yok-etmek ve birlik/beraber olmak gibi şeylerde, insanı mutlu eder. Mutsuz isen, bu program, ya alarm vermektedir yada sigara,içki veya uyuşturucu yoluyla kimyasal olarak bozulmuştur. (31/7/16)

Kanser

Kanser, virüs değildir. Bir hücremizin mutasyona uğrayarak ,işbirliğini bırakıp, sadece kendini düşünüp, sürekli çoğalarak , bencilce vucuda zarar vermeye başlamasıdır. Çok hücreli olan her canlıda ansızın meydana gelebilir. Onun için hiçbir canlı kusursuz ve mükemmel değildir. Hatta dünyanın ve doğanın kanseri de insanoğludur. (30/7/16)

Kimse bilmiyor

Dünya bizim etrafımızda dönmüyor. Aksine biz dünya ile beraber döne döne sürüklünüyoruz. Yolun nere gittiğini kimse bilmiyor. Kimse,bir kelebeğin kanat çırpmasının, dünyanın diğer ucunda fırtınalar yarattığını gözlemleyemedi. Kimse geleceği bilmiyor. Sadece geleceğini biliyor. Doğrusu, deterministik bir evrende mi yaşıyoruz, onu da bilmiyoruz. Aslında öğrenmek dediğimiz şey, sadece ne kadar çok şeyi bilmediğimizi öğrenmekten ibaret.

Doğanın kanunu

Güçlü olan hayatta kalır ve insan doğaya hükmetmelidir. Bu laflar artık hezeyandan ibaret. Elimizde iki gerçek var. Birincisi, “uyumlu olan hayatta kalır”, güçlü olan değil. Karıncalar güçlü mü? Hayır, uyum ve birliktelik içerisindeler. Dinozorlar da en güçlü hayvanlardı, ama yok oldular. Çünkü uyumsuzlardı. Biz insanlarda ağaçlar,bitkiler ve hayvanlarla uyum içerisinde olduğumuz için hayattayız. Biz ağaçların meyvesini alıp, onların tohumunu ekeriz. İki tarafında kârlı olduğu ilişkidir. İkincisi, insan doğaya hükmedemez, doğaya uyum sağlar. Doğayı, asla yok edemeyeceğiz. Ağaçları kestiğimiz, ozon tabakasını deldiğimiz ve nükleer atık bıraktığımız için o bizi yok edecek. Ve telef olmuş türümüzün mezarının üstünde yeni çiçekler açıp, yeni canlılar gezinecek. (26/7/16)

Barışın ilk kuralı

Savaşlar ve kavgalar bitsin diyorsun. Ama kendi siyasi düşüncende olmayana vatan haini etiketini yapıştırıyorsun. Aynı dinden/mezhepten olmadığın, insanın yaşamaya bile hakkının olmadığını söylüyorsun. Düşün, savaş ve kavga çıkaran kim?Hangi tarafın haklı olduğu seni ilgilendirmez. Yargıç değilsin.Ancak hangi ‘düşünce’ haklı, o seni ilgilendirir. Kimin ne yaptığı da seni ilgilendirmez,şahit değilsin. Ancak “neden yaptığı” seni ilgilendirir.Onun için Sokrates, “Akıllı insanlar düşünceleri tartışır, vasat insanlar olayları tartışır, aptal insanlar insanları tartışır.” der .(25/7/16)